Restoran menü yönetmeliği ve kalori zorunluluğu
Ulusal zincirler için süre 1 Temmuz 2026'da doldu. Aynı ilde üç ve daha fazla şubesi olan işletmelerin süresi 31 Aralık 2026'da doluyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın menü düzenlemesi, kalori ve alerjen bilgisini menünün süsü olmaktan çıkarıp yükümlülüğe çevirdi. Konu artık diyetisyen sohbeti değil, denetim maddesi; takvim ve liste bu yazıda bir arada duruyor.
Düzenlemenin mantığı, etikette bilineni masaya taşımak. Market rafındaki ürün yıllardır kalori ve alerjen bilgisiyle satılıyor; restoran tabağı bu bilginin dışında kalıyordu. Yeni çerçeve o boşluğu kapatıyor.
Kim, ne zaman
- 1 Temmuz 2026: ulusal zincirler için geçiş tamamlandı.
- 31 Aralık 2026: aynı ilde üç ve üzeri şubesi olan işletmeler için son tarih.
- Tek ve iki şubeli küçük işletmeler: tarih henüz netleşmedi.
Küçük işletmenin tarihi belirsiz diye rahatlamak yanıltıcı olur; yön belli, takvim eninde sonunda gelir. Bugün menü içeriğini hazır tutan işletme, tarih açıklandığında bir günde uyum sağlar.
Takvimin bir de pratik yüzü var. Son tarihe kalan işletmeler aynı haftalarda matbaalara ve menü sağlayıcılarına yığılır. Kasımda başlayan uyum işi sakin yürür; aralığın son haftasına sıkışan iş aceleyle ve pahalıya biter.
Menüde ne bulunmak zorunda
İki bilgi: porsiyon başına kalori ve ürünün içerdiği majör alerjenler. Karekodla sunum geçerli yöntem olarak kabul ediliyor; yani bilgiler dijital menüde de verilebilir. Bildirilmesi gereken 14 majör alerjen şunlar:
- Gluten
- Kabuklu deniz hayvanı
- Yumurta
- Balık
- Yer fıstığı
- Soya
- Süt
- Sert kabuklu meyveler
- Kereviz
- Hardal
- Susam
- Sülfit
- Lupin
- Yumuşakça
Listedeki maddeler mutfakta göründüklerinden daha yaygındır. Gluten yalnız ekmekte değil bulgurda, erişte ve soya sosunda da vardır. Sülfit kuru meyvede ve sirkede yaşar. Susam tahinin, dolayısıyla humusun ve birçok tatlının içindedir. Kereviz hazır çorba bazlarında sık görülür. Alerjen işaretlemesi bu yüzden ürün adına bakılarak değil reçeteye bakılarak yapılır; ada bakan işaretleme, soslarda gizlenen maddeleri atlar.
Kalori bilgisinin porsiyon başına verilmesi ayrıntı gibi görünür ama pratikte ölçü birliği demektir. Yüz gram üzerinden hesaplanıp porsiyon olarak yazılan değer yanlış bildirimdir; porsiyon gramajı değiştiğinde kalorinin de güncellenmesi gerekir. Reçete dosyasında her ürünün porsiyon gramajının yazılı olması bu yüzden hesap kadar önemlidir.
Ceza ürün başına işliyor
Eksik bilgilendirmede idari para cezası menü başına değil ürün başına kesilebiliyor. Bunun anlamı şu: 80 ürünlük bir menüde eksik bildirim tek bir risk değil, 80 ayrı risktir. Cezanın matematiği, uyum maliyetinin matematiğinden büyüktür ve aradaki fark her denetimde büyür.
Risk hesabı basit bir çarpma işlemidir. Menüdeki ürün sayısı arttıkça eksik bildirimin bedeli aynı oranda büyür. Bu yüzden uyum işine en geniş menülü şubeden başlamak, riski en hızlı küçülten sıralamadır.
Menüde gösterim nasıl olmalı
Yönetmelik biçim dayatmaz, bilgi ister. Yaygın çözüm ürün adının altına porsiyon kalorisini, açıklamanın yanına alerjen işaretlerini koymaktır. Simge kullanılıyorsa açılımı menünün bir köşesinde durmalıdır; süt simgesini tanımayan misafir için simge bilgi değildir. Dijital menüde ürün detayına giren misafir alerjenleri metin olarak da görür; simge ile metni birlikte kullanmak en güvenli yoldur.
Karekod geçerli, tek başına yeterli değil
Aynı mevzuat çerçevesinin diğer yüzü de bilinmeli. Karekodla menü sunumu kabul görüyor ama talep eden misafire fiziksel menü verilmek zorunda; "sadece karekod" dayatılamıyor. Ayrıca 30 Ocak 2026'dan bu yana servis, masa ve kuver ücreti alınamıyor. Menüsünü bu kalemlerle kuran işletmenin fiyat yapısını da elden geçirmesi gerekiyor.
"İz miktarda bulunabilir" notu
Alerjen bildirimi ürünün reçetesindeki maddelerle bitmiyor. Aynı fritözde hem çıtır tavuk hem balık kızarıyorsa, aynı tezgahta glutenli un işleniyorsa çapraz bulaşma gerçektir ve "iz miktarda bulunabilir" notu bu durumun karşılığıdır. Mutfağı ayrıştırılmamış işletmede bu notu yazmamak, alerjisi olan misafir için gerçek bir risk, işletme için ayrı bir eksik bildirim kalemidir.
Sorumluluk da netleşmeli. Reçeteyi mutfak bilir, paneli çoğu zaman başka biri kullanır; ikisi arasındaki kopukluk eksik bildirimin en sık kaynağıdır. Reçete değişikliğinin panele işlenmeden mutfağa inmemesi tek cümlelik bir kuraldır ve bu kural yazılı olduğu sürece kişiden bağımsız çalışır.
Çok şubede tutarlılık
Yönetmeliğin ilk bağladığı grup zaten çok şubeli işletmeler. Onların ayrı bir derdi var: aynı ürünün şubeler arasında farklı reçeteyle çıkması. Bir şubede tahinli, diğerinde tahinsiz yapılan aynı isimli tatlı, iki farklı alerjen tablosu demektir. Uyumun ön şartı reçete birliğidir; menü tek merkezden yönetiliyorsa güncelleme de tek yerden yapılır ve şubeler arasındaki fark ortadan kalkar.
Kayıt düzeni işletmeyi korur
Bildirimin kendisi kadar dayanağı da saklanmalı. Her ürünün reçete dökümü, hazır ürünlerin tedarikçi etiketleri ve değişiklik tarihleri bir dosyada tutulursa, herhangi bir itiraz anında işletme yazdığı kalorinin ve alerjenin kaynağını gösterebilir. Bu dosya bir klasör ve bir telefon fotoğrafı arşivinden ibaret olabilir; önemli olan var olması ve güncel kalmasıdır.
Notun panzehiri mutfak düzenidir. Glutensiz ürünler için ayrı fritöz, alerjenli hazırlıklar için renk kodlu kesme tahtası gibi ayrıştırmalar hem notu gereksizleştirir hem alerjili misafiri gerçekten korur. Ayrıştırma yapılamıyorsa not dürüstçe yazılır; yanlış olan ayrıştırmadan da nottan da vazgeçmektir.
Uyum pratikte nasıl yürür
İlk iş reçete: her ürünün gramajlı içerik dökümü çıkarılır. Kalori bu dökümden hesaplanır; hazır tedarik edilen ürünlerde tedarikçinin etiketi esas alınır. Alerjen işaretlemesi de aynı dökümden gelir, çapraz bulaşma riski olan kalemler ayrıca not edilir.
Kalori hesabının güvenilirliği porsiyon standardına bağlıdır. Aynı yemek bir gün 250, ertesi gün 400 gram çıkıyorsa yazılan kalori kağıt üstünde kalır. Porsiyon standardı zaten maliyet kontrolünün temelidir; yönetmelik, düzenli mutfakların yıllardır yaptığı işi kayda geçirmiş oldu. Hazır tedarik edilen üründe iş daha kısa: tedarikçinin etiketi esas alınır ve dosyalanır.
Tedarikçi değişimi bu düzenin sınavıdır. Yeni kruvasan tedarikçisi hamura susam katıyorsa alerjen tablosu o gün güncellenmelidir. Basılı menüde bunun karşılığı yeni baskıdır; değişiklik çoğu kez baskıyı beklemeye alınır ve risk o beklemede birikir.
Sonrası gösterim meselesi. Basılı menüde 80 ürüne kalori ve alerjen eklemek yeni bir tasarım ve yeni bir baskı demektir; her reçete değişikliğinde de tekrarlanır. Dijital menüde aynı iş veri girişidir: Tirikod'da her ürünün kalori alanı ve 14 alerjen işareti panelde hazır durur, değişiklik anında yayına yansır. Kurulumun geri kalanı ayrı yazıda anlatılıyor.
Basılı ve dijital kanalın aynı bilgiyi taşıması da uyumun parçasıdır. Dijital menüde alerjen tam, dolaptaki basılı nüshada eksikse bildirim yükümlülüğü yerine gelmiş sayılmaz. Nüsha sayısını az tutmak bu yüzden yalnız pratik değil, uyum açısından da akıllıcadır: güncellenecek kopya ne kadar azsa tutarsızlık riski o kadar küçüktür.
Takvimi netleşmemiş küçük işletme için akıllıca duruş beklemek değil hazırlanmaktır. Reçeteler bir kez çıkarılır, menü içeriği bir kez girilir. Tarih açıklandığında iş bitmiş olur; bekleyen ise aralık ayının matbaa kuyruğunda, ürün başına işleyen ceza riskiyle yarışır.
Bu yükümlülükleri Tirikod panelinde nasıl karşıladığınızı menü yasa uyumu sayfasında anlattık.