Tirikod

QR menü nasıl yapılır

4 Ağustos 2026

Zam geldiğinde 40 ürünlük bir menünün 12 ürününde fiyat değişir. Basılı menüde bunun karşılığı yeni matbaa siparişi, eski nüshaların çöpü ve baskı gelene kadar birkaç gün eski fiyatla servis. Dijital menüde aynı iş beş dakikalık panel düzenlemesi. QR menüye geçişin en somut gerekçesi bu sahne. Kurulum ise sanıldığından kısa; uzun olan kısım başka yerde.

Önce yöntem seçimi

En ucuz yol menüyü PDF yapıp bir bulut adresine yüklemek ve o adrese jenerik bir karekod üretmek. Bu yöntem çalışır. Ama telefonda yakınlaştırma ister, dil seçeneği yoktur, fiyat değişince dosyanın yeniden yüklenmesi gerekir ve hangi ürüne bakıldığı hiçbir zaman görülmez. Tek sayfalık menüsü olan bir büfe için yeterlidir. Onun dışındaki işletmeler için doğru yol menü platformudur; fiyat bantları QR menü fiyatları yazısında duruyor.

Bir uyarı da statik kod tuzağı için. Jenerik üreticilerin bir kısmı kodu kendi yönlendirme servisinden geçirir; o servis kapanırsa masadaki bütün kartlar ölür. Kod üretilirken adresin kime ait olduğuna bakmak bu yüzden baskıdan önce gelir.

Yedi adımda kurulum

  1. Menü içeriği yazıya dökülür: kategoriler, ürün adları, birer iki cümlelik açıklama, fiyatlar ve her ürünün alerjenleri. En uzun adım budur; 80 ürünlü bir menüde bir öğleden sonra sürer. Alerjen alanı artık süs değil, yönetmelik bunu zincirler için zorunlu kıldı.
  2. Fotoğraf standardı kurulur: doğal ışık, aynı açı, aynı zemin. Her ürüne fotoğraf şart değil. Ayran görselinin kimseye faydası yok; imza tatlının iyi çekilmiş fotoğrafı ise menünün vitrinidir.
  3. İçerik panele girilir, kategori sırası düzenlenir. Menüyü açan misafir ilk kategoriyle karşılaşır; kahvaltı saatinde kahvaltının üstte olması tesadüfe bırakılmaz.
  4. Karekod üretilir ve özelleştirilir. Kural tek: koyu desen, açık zemin. Renkleri ters çevrilmiş kod şık durur ama bazı telefonlar okuyamaz. Logo ortaya küçük boyutta konabilir.
  5. Baskı alınır: mat kağıt ya da mat laminasyon. Parlak laminasyon spot ışık altında yansıma yapar ve kod okunmaz olur. Cam altına konan kart da aynı dertten muzdariptir. Masa başına bir kart, kasada birkaç yedek.
  6. Test edilir: biri iPhone biri Android iki telefonla, loş ışıkta, kol mesafesinden. Menü açılıyorsa ve doğru dilde geliyorsa baskıya onay verilir. Test edilmeden bastırılan kod, en yoğun cumartesi akşamı kendini belli eder.
  7. Yayınlanır ve rutine bağlanır: bundan sonra her fiyat değişikliği panelden işlenir, karttaki kod hiç değişmez. Baskı bir kez yapılmış olur.

Menü içeriği nasıl yazılır

İyi ürün açıklaması iki cümledir. İlki ürünün ne olduğunu söyler, ikincisi neyle servis edildiğini. "Közlenmiş patlıcan, tahin, nar ekşisi" yazan açıklama "enfes lezzet" yazandan daha çok iş görür, çünkü misafir karar anında bilgi arar, övgü aramaz. Fiyatta kuruş kullanmamak da okumayı hızlandırır; 185,00 yerine 185 yeterlidir.

Alerjen işareti ürün girilirken konur. Sonraya bırakılan toplu tarama her seferinde birkaç ürünü atlar; atlanan ürün, yönetmelik kapsamındaki işletme için ürün başına ceza riski demektir. Açıklama yazarken içerik dökümüne bakmak alerjeni de hatırlatır, iki iş tek oturuşta biter.

Baskı ve masa yerleşimi

Masa kartı tek seçenek değil. Ayaklı kart masada yer kaplar ama görünürlüğü yüksektir; yapışkan etiket yer kaplamaz ama masa silindikçe yıpranır. Ortalama bir salonda karışık kullanım iş görür: masalara ayaklı kart, bar ve bekleme alanına etiket, kasanın yanına da bir adet. Hesabını beklerken menüye yeniden bakan misafir oradan yakalanır.

Malzemede tek kural parlamayı önlemek. Mat selefon kaplama hem yıpranmayı geciktirir hem spot ışıkta yansımayı keser. Dış mekan masalarında güneş ve yağmur devreye girer; laminasyonlu kart orada etiketten uzun yaşar.

Sık yapılan hatalar

İlk tuzak kod boyutu. İki santimin altına inen kod loş ışıkta okutulamaz; masa kartında üç ile dört santim arası güvenli alandır. İkinci tuzak zemin: mermer desenli masaya yapıştırılan şeffaf etikette desen kodun içine karışır ve okuma oranı düşer. Beyaz zeminli kart her masada çalışır.

Üçüncü hata linki yalnızca masada bırakmak. Google işletme profilinin menü alanına ve Instagram biyografisine aynı adres eklenir; mekan adıyla arama yapan misafir menüye telefonundan ulaşır. Dördüncüsü menüyü tek dilde bırakmak: çeviri alanları duruyorken turiste garson üzerinden menü anlatmak, işin en kolay kazancını masada bırakmaktır.

Bir de bağlantı unutulur. Menü internette açılır; işletmenin misafir wifi bilgisi menüde ya da masa kartında yazmıyorsa çekimi zayıf salonda kart süse döner. Wifi adı ve şifresi kartın altına küçük puntoyla yazıldığında bu sorun kapanır.

Kategori adlandırması da bu listeye girer. "Şefin dokunuşları" gibi belirsiz başlıklar basılı menüde havalı durabilir; ekranda gezen misafir aradığını bulamayınca menüden çıkar. Çorbalar, ızgaralar, tatlılar gibi düz adlar ekranda daha çok iş görür, yaratıcılık kategori adına değil ürün açıklamasına harcanmalıdır.

Çok dilli menüde çeviri

Turist ağırlayan işletmede menünün İngilizce ve Arapça karşılıkları da girilir; Arapça sayfa sağdan sola dizilir. Çeviride en sık yapılan hata yemek adlarını çevirmektir. İskender çevrilmez, künefe çevrilmez; çevrilen şey açıklamadır. "Tereyağlı, yoğurtlu, közlenmiş domates sosuyla" satırının İngilizcesi misafire yeter, yemeğin adı marka gibi kalır.

Makine çevirisiyle başlamak sorun değil, kontrolsüz yayınlamak sorundur. Mutfak terimleri makine çevirisinde tuhaf sonuç verir; on dakikalık bir kontrol turu, menünün yabancı misafire komik görünmesini engeller. Çeviri bir kez yapılır ve fiyat değişikliklerinden etkilenmez; bu yatırım da tek seferliktir.

Yayından sonra rutin

Menü canlıya çıktıktan sonra iki rutin kalır. Günlük olan stok işaretlemesi: biten ürün panelden kapatılır, misafir olmayan ürünü görmez ve garson masada özür dilemez; kafe tezgâhında bu iş günde birkaç kez tekrarlanır. Seyrek olanı fiyat ve içerik güncellemesi: zam geldiğinde ya da reçete değiştiğinde panel açılır, değişiklik işlenir, kart aynı kalır. İkisinin toplamı haftada birkaç dakikadır ve bu birkaç dakika, basılı menünün aylık baskı trafiğinin yerine geçer.

Kendi alan adında açmak

Menü varsayılan olarak sağlayıcının alt alan adında açılır. Kendi alan adında açılmasını isteyen işletme, alan adı yönetim paneline tek bir DNS kaydı ekler:

menu.isletmeadi.com.  CNAME  isletmeadi.tirikod.com.

Kayıt yayıldıktan sonra menü işletmenin kendi adresinde açılır; güvenlik sertifikasını sağlayıcı üstlenir. Bu adım isteğe bağlıdır ve sonradan da yapılabilir.

Basılı menü rafa kalkmıyor

Karekod tek başına yasal olarak yeterli değil. Talep eden misafire fiziksel menü verilmek zorunda; mevzuat "sadece karekod" dayatmasına izin vermiyor. Pratikte bu, dolapta birkaç güncel basılı nüsha bulundurmak demek. Nüsha sayısı az olduğu için güncelleme yükü de küçük kalır.

Nüshaların güncelliği da bir rutine bağlanmalı. Zam işlendiği gün dolaptaki basılı kopyalar da yenilenir; iki kanalın farklı fiyat göstermesi, masada işletmenin aleyhine biten bir konuşmanın en kısa yoludur. Nüsha sayısı az tutulursa bu yük bir çıktı alma işine iner.

Asıl emek nerede

İşin karekod üretme kısmı üç dakika. Asıl iş menü içeriğini bir kez düzgün yazmaktır ve o da bir öğleden sonradır. Bir kez yapılan bu işin getirisi her zam döneminde hissedilir: matbaa kuyruğu yerine beş dakikalık panel mesaisi. İçeriği bugün düzgün giren işletme, önümüzdeki yılın bütün fiyat değişikliklerini kahve molasında geçirir.